Şafak Mahmutyazıcıoğlu “Amaç Beşiktaş’ı aşağı çekmek…”

Fikret Orman döneminde Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün hukuk işlerinden sorumlu yönetim kurulu üyeliğini yapan Şafak Mahmut Yazıcıoğlu, Duhuliye'ye özel açıklamalarda bulundu.

0
118

Fikret Orman döneminde Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün hukuk işlerinden sorumlu yönetim kurulu üyeliğini yapan Şafak Mahmut Yazıcıoğlu, Duhuliye’ye özel açıklamalarda bulundu.

Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığından beri neler yaptığını öğrenebilir miyiz?

Siz de biliyorsunuz ki çok yorucu bir dönemdi. Esasında son dönemde de çok başarılı olarak görmüyorum kendimi. Zira Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün hedefi şampiyonluktur. Biz de son 2 yılımızda şampiyon olamamıştık. 3. sene de iyi gitmiyordu. Beşiktaş’ta bir başarısızlık varsa sorumlu tek değildir. Yönetimden teknik heyetine, futbolcusundan personeline herkesin sorumluluğu vardır. Bu nedenle şahsım adına konuşacak olursam, elimden gelenin fazlasını yaptığımı düşünsem de başarısızlıktan kendime de pay çıkarttım.

Gerek onlarca problemle uğraşmaktan, gerekse de kendimi başarısız olarak gördüğümden hem maddi hem de manevi olarak oldukça yıprandığımdan bir süre dinlenme kararı almıştım. Çok yıpranmıştım çünkü. Bu nedenle bir süre dinlenmeyi tercih ettim.

Sonrasında, Beşiktaş Yönetim kurulu üyesi olduğum dönemde şahsi işlerimi çok ihmal etmiştim. Bildiğiniz üzere avukatım ve bizim meslekte insan ilişkileri, dostluklar çok önemlidir. Müvekkillerimi, dostlarımı çok ihmal etmiştim. Açıkçası bir süre onların gönlünü almaya, kopmaya yüz tutan iş ve arkadaşlık ilişkilerimi onarmaya çalıştım.

Bu aralar da şahsi işlerimle iştigal ediyorum. Çok şükür işleri toparladık. Yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Beşiktaş’ı takip etmeye devam ediyor musunuz?

Tabii ki devam ediyorum. Ben yöneticilik yapmış olsam da evinde ya da tribünde maçı heyecanla izleyen taraftarlar gibi fanatik bir Beşiktaş taraftarıyım. Maç günleri benim için kutsaldır. Sergen Hocamızın önderliğinde şampiyonluk yolunda ilerleyen takımımı tabii ki takip ediyorum.

Takımı nasıl buluyorsunuz peki?

Her ne kadar sezona iyi başlamasak da, takımın birbirini tanıması, transferlerin gerek ülke koşullarına, gerekse Türk futbol iklimine alışması, ama en önemlisi başımızda çok zeki ve bu camianın bir parçası olan hocamızın kafasındakileri sahaya yansıtmaya başlamasından itibaren göze hoş gelen, kaliteli bir futbol izliyoruz. Esasında Beşiktaş taraftarının temel önceliği başarıdan ziyade sahada mücadele eden, renklere aidiyet duyan futbolcuları görmektir. Ben de Beşiktaş’ın sahada verdiği mücadeleyi hayranlıkla izliyor, onlarla gurur duyuyorum.

Dönem dönem mevcut Beşiktaş yönetimindeki bazı yöneticilerle basın nezdinde polemikleriniz oldu. Bununla beraber yönetimin öncülük ettiği yardım kampanyasına da kayıtsız kalmadınız. Kampanya sizce başarılı oldu mu?

Benim Beşiktaş camiasıyla, Beşiktaş’ın kendisiyle asla bir problemim olamaz. Beşiktaş ile alakalı ne zaman bir ihtiyaç olursa imkanları dahilinde her türlü fedakarlığı yaparım. Yaptığım yardım konusunda konuşmak abes. Yanlış anlaşılabilir. Kampanyanın başarılı olup olmadığı konusunda yorum yapmaya yetecek bilgim de yok. Ne kadar yardım toplandığını bilmiyorum. Dolayısıyla ortada başarılı ya da başarısız bir kampanyanın varlığından söz edecek durumda değilim. Bunu Beşiktaş Genel Kurulu ve yani Beşiktaş camiası daha doğru değerlendirebilir.

Geçtiğimiz günlerde Twitter üzerinden yine Atilla Türker ilgili paylaşımlarda bulundunuz. Kendisi de size cevap verdi. Atilla Türker ile aranızdaki temel sorun nedir?

Atilla Türker ile benim aramda sorun olamaz. Bana sorun teşkil edecek bir kapasiteye sahip birisi de zaten değildir. Atilla Türker bir maşadır. Kendisine menfaat temin edenlerin istediği tarzda, onların verdiği belgeler ile yalan dolan haberler yapan bir tetikçidir. Fakat yapılan bu haberlere inanan, güvenen insanlar ve taraftarlar var. Bu nedenle hem 3. kişiler oldukça zarar gördü hem de bu haberler üzerinden başta şahsım olmak üzere camia ve yönetimimiz oldukça yıpratıldı.

Atilla Türker yaptığı haberleri belgelere dayandırdığını ileri sürüyor. Sizi de bu belgeleri inkar etmekle suçluyor. 

Klasik bir tetikçi oyunu. Atilla Türker’in sunduğu belgeler ile bulunduğu iddialar arasında hiçbir tutarlılık yok. Aslında klasik bir provokatör taktiğidir bu. Eline bir belge al, o belgeyi dayanak gösterip türlü ithamlarda bulun, ortalığı karıştır.

Mevcut belgeleri inkar etmiyorsunuz o zaman?

Yazılı, resmi belgeleri neden inkar edeyim? Benim karşı çıktığım nokta belgeler değil ki bu belgeleri sözde delil göstererek attığı iftiralar. Kendi yazılarından birinde bu belgelerde hukuki olarak her hangi bir suç olmadığını kendisi de itiraf ediyor. Zaten amaçta bu değildi. Amaç algı operasyonu yaparak Beşiktaş’ı kötü yer göstermek ve Beşiktaş’ı aşağı çekmekti.

Makbuz ve otopark olayından bahsediyorsunuz sanırım.

Sadece onlar değil ama en temel iftiraları o belgeler üzerinden. Beni yöneticisi olduğum kulüpten 2 milyon TL menfaat elde etmekle suçluyor. Defaatle söyledim. Her ne kadar söz konusu meblağa ait makbuz ortağım tarafından düzenlense de bu paranın 1 TL’si bile ne benim, ne ortağımın cebine girdi ne de ofisimin kasasına. Bu hususu mevcut kulüp başkanımız Ahmet Nur Çebi de çok iyi biliyor Asbaşkanımız Emre Kocadağ da. Ama bir Allah’ın kulu da çıkıp “hayır Şafak almadı” demiyor. Bu hususla alakalı tüm yazışmalar, kayıtlar elimde. Mali genel kurula gideceğim. Bakalım konunun muhatapları orada yüzüme bakabilecek mi?

Otopark konusuna gelecek olursak. Otoparkın ne durumda olduğu, ne şartlarda kiraya verdiğimizi öncesinde defalarca anlattım. Tekrar detaya girmek istemiyorum. Bununla birlikte, otoparkı kiraya veren Beşiktaş icra kurulu. O zamanki başkanı da şimdiki kulüp başkanımız. Altında da tüm icra kurulunun imzası var. Sanki ben tek başıma kiraya vermişim. Benden başka kimseye bir ithamda bulunulmuyor.

Kaldı ki defaatle belirttim. Sözleşmede, kiracının kulübün talebi halinde itirazsız, problemsiz bir şekilde otoparkı tahliye etme yükümlülüğü var. Hadi o dönemde biz kulübü zarara uğrattık, peşkeş çektik. Mevcut yönetimin 2 yıla yakındır görevde. Neden bu maddeyi kullanıp kiracıyı çıkarmadı? Neden kiracı halen otoparkı işletmeye devam ediyor? Bırakın çıkarmayı, geçen senenin kirasını da peşin almışlar adamdan. İyi de yapmışlar. Kulüp atıl olan kullanmadığı bir taşınmazı gelir getirir hale sokmuş, ama sorsan biz peşkeş çekmişiz.

Ama iddialardan birisi de abinizin kiracıyla ortak olduğu iddiası sanırım?

Adamın açık ve bariz yalanlarından bir tanesi de bu. Ortak olduklarını belirttiği şirket, otoparkı kiralayan şirket mi? Değil. Başka bir şirkette yıllar önce ortaklık yapmışlar. Ben kiracıyı tanımadığı mı iddia ediyorum? Anlatamıyorum ki. Mevcut stadımızın altında otopark işletmeciliği yapan da dahil bir çok bu işle iştigal eden kişiye gittik. Otoparkın mevcut hali nedeniyle kimse istemedi bu işi yapmayı. Önceki kiracı kiraları ödememiş, rezil rüsva halde bırakmış yeri. Mevcut kiracı burayı aldı, tadilat yaptı. Köhne halini düzeltti. Hem tadilat işlerini bedavaya yaptırmış olduk hem de aylık gelir elde etmiş olduk. Mevzu kiracıyı tanıyıp tanımama değil. Bu kiralama ile hak etmediği bir kazanç sağlamış mıyım? Benim nazım, ısrarım tanıdıklarımıza geçer. Başka talipli vardı, daha yüksek kira taahhütünde bulundu da biz mi vermedik? Adam daha otoparkta kaç araçlık yerimiz olduğunu bilmiyor. 300 araçlık yere 2000 araçlıkmış gibi yazıyor. Ben kime ne anlatabilirim ki? Delilleriyle ortaya koymuşuz. Ama sorsan o delilli belgeli konuşuyor. Beşiktaş Genel Kurulu bu konuda mevcut yönetimden istediği belgeyi alabilir. Alsınlar incelesinler sonra kararı versinler. Genel Kurul’da da varsa bir şey bunun hesabını bize sorsunlar. Biz varsa günahımız çekeriz. Ama yoksa? O zaman bizim hakkımıza girenler buna karşı ne ceza çekecek? Hiç!

Atalay Demirbaş isimli iş adamıyla alakalı da haberler yapmıştı. O konudan bahseder misiniz?

Atalay iş adamı falan değil. Atalay bir dolandırıcı. Hakkında dolandırıcılıktan kesinleşmiş bir çok yargı kararı var, devam eden de bir sürü davası var. Kulübü de dolandırmaya kalkmış, fark etmiş, engellemişiz. Yok neymiş, kulübün çeklerini vermişiz kendisine. Bir tane çek gördünüz mü Atalay’ın elinde kulübe ait olan? Ne Atalay ne Atilla Türker bir tane örnek gösterebilmiş mi? Hani belgelerle konuşuyordu? Sonuç ne oldu? Atalay’ın reklamını yaptı, insanlar buna güvendi, gitti iş yaptı, hepsi dolandırıldı. Ara ara bana meslektaşlarımdan ulaşanlar oluyor ve diyorlar ki “Atalay bizi de mahvetti” diye. Adam başkasına ait çekleri çalıp cirolayan birisi. Delilli hem de. Yazışmaların bazılarını da paylaştım. Bu sahtekarlara inanan taraftarlarımız oldu. Böyle bir şey olabilir mi?  Atilla Galatasaray hakkında da bazı ithamlarda bulundu. Ne yaptı Galatasaray camiası? Yönetimiyle taraftarıyla camiasının arkasında durdu. Hemen kesmek zorunda kaldı Atilla. Kaostan besleniyor adam. Benim camiamda bazı kişiler menfaat uğruna bazı arkadaşlarımız da bilmeden,- onları ayrı tutuyorum-algıya gelerek prim verdi bunlara ve sonunda insanlar mağdur oldu. 

Eski bir yönetici olarak mevcut yönetim hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce başarılılar mı?

Şu an ligin zirvesinde, en yakın iki ezeli rakibimizle aynı puandayız. Benim yönetim hakkında yorum yapmam şu aşamada doğru olmaz. İyi bir şey söylerim yaranmaya çalışıyor derler. Eleştiririm takımı sabote ediyor derler. Bunların yeri ve zamanı değil. Bunun yeri Genel Kurullardır, Divan Kurullarıdır. Mutlaka oralarda değerlendirilirler. Ancak zor bir süreçten geçiyorlar. Tek temennim Allah yardımcıları olsun. Şampiyonluktan başka bir mevzumuz gündemimiz olamaz, olmamalı.

Son olarak yönetici olduğunuz dönemde sizi en mutlu eden olay ile en çok üzüldüğünüz olayı paylaşır mısınız?

En mutlu olduğum anlar tabii ki şampiyon olduğumuz günler. Beşiktaşımızın stadının kendine has bir kokusu vardır. Deniz, taraftarımızın deyimi ile tükürük köfte, çim…Taraftarın sinerjisinin bile bir kokusu vardır. Sadece o stada gelenler bilir bunu. İşte şampiyon olduğumuz gün, maçtan sonra sahaya indiğimde o kokuya bir de meşale kokusu, şampiyonluk kokusu eklenmişti. Sanırım o an, hayatımda en mutlu olduğum andı. Çünkü Türkiye’nin tek büyüğü Beşiktaş’ımızın büyük taraftarı her şeyi hak ediyor ve bizde milyonlarca taraftarımızı mutlu etmenin mutluluğu vardı.

En mutsuz olduğum zamanlar ise onca emek sarf etmeme rağmen bazı kişilerce bize, ailemize edilen kötü sözler vardı. Hadi biz bunları bir yerde kaldırabiliyoruz ama çocuklarım bundan çok etkilendi. Bir baba olarak en çok üzüldüğüm anlar bu anlardı. 

Duhuliye

Şafak Mahmutyazıcıoğlu’ndan Atilla Türker’e “İçin rahat mı?”

Beşiktaş’ta 307 üyenin üyeliği düştü…

 

 

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz